Güvenli Bir Dünya İçin Bir Milyon İmza Kampanyası

AddThis

Neena Bhandari

IDN-InDepth NewsAnalysis

 

SİDNEY (IDN) – Nükleer yokoluş tehlikesi her zaman olduğundan daha gerçek hale gelirken, Uluslar arası Nükleer Silahların Ortadan Kaldırılması Kampanyası'nın (ICAN) Avustralya ayağı dünyayı bu silahlardan kurtarmanın aciliyetine vurgu yaparak  “Bir Milyon İmza” kampanyasını başlattı.

 

ICAN Avustralya'nın kampanya yöneticisi Dimity Hawkins “Bir Milyon İmza kampanyası nükleer silahlanma meselesine ve tam bir silahsızlanmanın aciliyetine somut bir yüz kazandırıyor. İnsanlar nükleer silahlardan kurutulmak istiyor ama mesajlarını dünya liderlerine ulaştıracak bir yol bulamıyorlar. Bu girişim sayesinde bunu gerçekleştirebilirler” dedi.

 

Japon öğrencileri ve atom bombası saldırısından kurtulan 80 yaşındaki Nakanishi Iwao'nun nükleer silah sahibi dokuz ülkeye dünyayı bu silahlardan kurtarma çağrısı yaptığı  45 saniyelik video klip dünyanın en uzun zincir mektubu haline gelerek elektronik ortamda yürütülen kampanyalar açısından bir dönüm noktası oluşturdu.

 

ICAN Avustralya ve reklam ajansı Whybin TBWA tarafından oluşturulan klip dünyanın farklı yerlerindeki insanlara, facebook, twitter ya da youtube üzerinden kendi resimlerini ve kişisel taleplerini ekleyerek nükleer silahsızlanma yolunda seslerini duyurma şansı verdi.

 

Nobel Barış ödülü sahibi rahip Desmond Tutu, Kara Mayınlarını Yasaklama Uluslar arası Kampanyası'nın kurucusu Jody Williams ve eski Avustralya başbakanı Malcolm Fraser gibi elçileri bulunan kampanya, Hiroşima ve birkaç gün sonra da Nagazaki'nin bombalanmasının ve yüz binlerce insanın birkaç dakika içinde öldürülmesinin 65. yılında, Hiroşima'da başlatıldı.

 

Kampanya başlangıcında umut ve barış temennisi içeren bir konuşma yapan ve Hiroşima'daki anmaya katılan ilk Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri olan Ban Ki-moon “Birlikte yokoluş noktasından kitle imha silahlarının bulunmadığı bir dünyaya giden yoldayız. Bu, daha güvenli bir dünya için varolan tek akılcı yol. Temel bir gerçeği herkese öğretmeliyiz: nükleer silaha sahip olanların değil, onu reddedenlerin prestiji ve statüsü olur” dedi.

 

Ban Ki-moon 24 Eylül'de BM'de bir yüksek düzeyli toplantı düzenleyerek Kapsamlı Nükleer Test Yasağı Anlaşması (CTBT), atom bombası yapımında kullanılacak maddelerin dolaşımını engelleyecek bir anlaşma ve bombadan kurtulanların tanıklıklarının dünya dillerine çevrilmesini de içeren okullarda silahsızlanma eğitimi konularını gündeme getirdi.

 

CTBT, 153 ülke onaylamış olmasına rağmen, ABD, Çin, İsrail, Mısır, Endonezya, İran, Kuzey Kore, Hindistan ve Pakistan gibi “nükleer yeteneğe sahip” ülkelerin dışarıda durması nedeniyle uygulamaya girmedi.

 

Kampanya başlangıcı için Hiroşima'da bulunan ICAN Avustralya yönetim kurulu üyesi Tim Wright, IDN'ye, “Bir daha asla, mesajını yaymak için çocuklar ve STK'ler hevesliydi. İnsani amaçlı Bir Milyon İmza kampanyası insanlar tarafından ilgiyle karşılandı. Bugüne kadar nükleer karşıtı malzemenin çoğu bu silahların teröristlerin eline geçmesi halinde olacakları anlatan korku belgeleriydi, oysa biz bunların ahlaksız silahlar olduğunu ve onları bulunduran hiçbir ülkeye güvenilemeyeceğini söyledik” dedi.

 

“Bence Ban Ki-moon'un tartışmaya yaptığı katkılardan biri aciliyet meselesini vurgulaması oldu. Hiroşima'da CTBT'nin 2012'ye kadar uygulamaya girmesini istediğini söyledi ve 2020'de nükleer silahların tamamen ortadan kaldırılmasının mükemmel bir hedef olduğunu belirtti. Bu, nükleer sahibi devletlerin sözlerinden oldukça farklı bir bakış.”

 

1945'te iki Japon kentinin bombalanmasından bu yana binlerce nükleer test gerçekleştirildi. Yedi ülke, ABD, Rusya, Fransa, Britanya, Çin, Hindistan ve Pakistan 1945-98 arasında nükleer test yaptıklarını kabul etti ve Kuzey Kore de 2006-09 arasında testler yaptı. Bu yıl 29 Ağustos'ta, 1991'de Sovyetler Birliği'nin ana test üssü olan Semipalatinsk'in kapatılmasının yıldönümünde ilk BM Nükleer Testlere Karşı Gün kutlandı.

 

Günümüzde tüm dünyada tahminen 22 bin 600 nükleer silah var.  Hawkins “Milyonlarca insanı öldürmek, daha fazlasını yerinden ederek açlık ve iklim değişikliği yaratmak için ne kadar az bomba gerektiğini düşünürseniz bu inanılmaz bir sayı. İnsanlar nükleer silahın güvenlik getirmediğini anlıyor” dedi.

 

NWP

 

Nükleer Savaşın Önlenmesi İçin Uluslararası Doktorlar (IPPNW) örgütünün 25-30 Ağustos'ta Basel'de yapılan 19. Dünya Kongresi'nde ICAN Avrupalı ve 50'den fazla ülke temsilcisini Bir Milyon İmza kampanyasını çevirerek kendi ülkelerine uyarlamalarını istedi.  Hazırlanan klip Avustralya'da bir dizi radyo ve televizyon kanalında yayınlandı.

 

Küresel bir alttan örgütlenme hareketi olan ICAN hukuksal olarak bağlayıcı, denetlenebilir ve zamana bağlanmış bir Nükleer Silahlar Anlaşması'yla (NWC) silahsızlanmanın sağlanmasını savunuyor.

 

Yakın geçmişte, siyasi irade ve işbirliği olduğunda silahsızlanma konusunda yol alınabildiğini gösteren olumlu gelişmeler yaşandı. ABD başkanı Barack Obama nükleer silahların ortadan kaldırılması gereğini güçlü biçimde vurguladı ve Nisan 2010'da Rusya devlet başkanı Dimitri Medvedev'le Yeni Stratejik Silah Azaltma Anlaşması'nı imzaladı. Anlaşma iki ülkenin sahip olduğu stratejik nükleer savaş başlıklarında yüzde 30 azaltma öngörüyor. İki ülke dünyadaki nükleer silahların yüzde 90'ına sahip.

 

Daha önce de Haziran 2008'de eski Avustralya başbakanı Kevin Rudd, Hiroşima'yı ziyaret etti ve iki ülke arasında Nükleer Silahsızlanma İçin Bağımsız Komisyon (ICNND) kuruldu. Komisyon raporu belli bir zaman diliminde belli bir indirimi önererek 2025'te nükleer silah sayısının en fazla 2 bin olmasını öngörüyor.

 

Fakat Wright'ın da IDN'ye söylediği gibi “Komisyon kurmak bir şey, silahsızlanmayı getirecek zor adımları atmaksa bir başka şey. İşçi partisi hükümeti örneğin nükleer sahibi devletlere uranyum satışını yasaklamak, NWC için propaganda yapmak ya da ABD nükleer şemsiyesine karşı çıkmak gibi ciddi adımlar atmakta tereddüt gösterdi”.

 

“Biz de sorunun parçasıyız, dolayısıyla Avustralya'nın iyi adam olarak görülmesi yanlış. Avustralya da güvenlik için Abd nükleer silahlarına yaslanan, dolayısıyla da bu silahlara meşruiyet sağlayan, diğer ülkelere nükleerin güvenlik için kullanışlı olduğu mesajını veren ülkelerden biriyiz. Geçen yılın savunma strateji belgesi hatta nükleer silahların caydırıcı olduğunu söylüyordu.”

 

VITAL

 

Nükleer ülkelere uranyum ihraç eden başlıca ülkelerden olan Avustralya bu tartışmada önemli bir yer tutuyor. Nisan 2010'da hükümet, Uluslararası Atom Kurumu tarafından 2001'den beri ziyaret edilmeyen Rusya'ya uranyum ihraç edilmesine onay verdi.

 

Sidney merkezli bağımsız düşünce kuruluşu Lowy Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen bir ankete göre Avustralyalıların yüzde 84'ü ülkelerinin nükleer silah geliştirmesine karşı fakat eğer bir komşu ülke bunu yaparsa muhalefet oranı yüzde 57'ye iniyor.

 

Hawkins “Dünyayı nükleerden kurtarmak için silah sahibi ya da değil, tüm ülkelerin çaba göstermesi gerekiyor. Bir ülkede bir nükleer silah olması dahi kabul edilemez. Her zaman kaza riski vardır, kullanılma riski vardır, ayrıca terörizm riski de vardır. Bu yüzden Bir Milyon İmza kampanyası insanlara seslerini duyurma imkanı veriyor” dedi.

 

Ana güçlüklerden biri zaten nükleer sahibi olan ülkelerle olmayanlar için iki ayrı kural seti belirlenmesi. Ayrıca bazı ülkelerin, mesela BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olan beş ülkenin kendileri silah sahibiyken diğerlerinin bunu yapmasına karşı çıkmaları da dikkat çekiyor.

 

NPT her ne kadar hukuki bağlayıcılığı bulunan ve 6. maddesi dolayısıyla silahsızlanmanın önemini vurgulayan tek uluslararası ve çok yönlü araç olsa da, yeni bir anlaşma bir yol haritası ortaya koyarak bunu geliştirebilir. Ayrıca sadece sivil amaçlarla kullanılacak dense de nükleer teknolojinin yaygınlaşması olasılığı, dolayısıyla da nükleer silah geliştirme kapasitesinin yayılması riski de bulunuyor.

 

Hawkins nükleer silah ve nükleer güç için gereken teknolojinin birbirinden çok da farklı olmadığının kabul edildiğini vurguladı.

 

Avustralya, son olarak Misket Bombaları anlaşması'nda görüldüğü gibi, geleneksel olarak uluslararası silah kontrolü anlaşmalarının oluşturulması tartışmalarında öncü bir rol üstlendi. Fakat Hawkins “Yakın zamanda hayalkırıklığına uğradım. Özellikle de Mayıs 2010'daki BM Nükleer Silahsızlandırma Anlaşması Değerlendirme Toplantısında Avustralya'nın NWC tartışmalarında yer almamasıyla beliren, hükümetin çekinceli tutumundan bahsediyorum” dedi.

 

“Yine de, Ağustos 2010 Senato seçimlerinde Yeşiller'in güç dengesini değiştirmesi nükleer silahsızlanma için umut verici çünkü onların nükleer silahlarla ilgili konularda güçlü bir tarihi ve somut bir bakışı var.”

 

Nükleerin ortadan kaldırılması savunanlar, milyonlarca insan açlık, temiz su yoksunluğu ve önlenebilir hastalıklardan hayatını kaybederken nükleer silahları geliştirmek, depolamak ve yenilemek için harcanan astronomik meblağları da sorguluyor.

 

Hawkins “Eğer nükleerden kurtulursak dünyanın gerçek güvenlik meseleleriyle uğraşmak için teknoloji, kaynak ve bilimsel kapasite çoğalacak” dedi. 2008'de ABD nükleer cephaneliğini korumak için 52,4 milyar dolar harcarken 37 milyon ABD'li yoksulluk içinde yaşıyordu ve yaklaşık 50 milyon kişi de sağlık güvencesinden yoksundu.

 

Nükleer silahların tamamen ortadan kaldırılması insanlığın devamı için tek umut kaynağı ve Bir Milyon İmza kampanyası daha güvenli bir geleceğe ilerlemek için hükümetleri şimdi adım atmaya zorluyor. (IDN-InDepthNews/31.08.2010

 

Copyright © 2010 IDN-InDepthNews | Analysis That Matters
-----
İlişkili IDN makaleleri:
http://www.indepthnews.net/area2.php?key=ARMS

Dış Bağlantı:
http://www.icanw.org/about-ican

 

Search